10 Ocak 2010 Pazar

İstenmeyen Tüylere Kâti Çözüm

Yanıldınız... Çözümü yok bunun. Biçare umutlarınızı bağlamayınız. Yiyip içip afedersiniz sıçtıktan sonra sanmayın ki bu tüyler duracak! Çıkacaklar mütemadiyen kaçış yok.

İstenmeyen tüy dediysek kıl yün tüy demedik. Etrafımızda istemimiz dışı beliren belirli veya berlirsiz bir çok kimseleri kastettik a be dostlar...

Bu enerji olayına iyiden iyiye inanmaya başladım ben. Çevremizde genelde bi dolu insanlar birikir. E bu insanların çakraları olur haliyle. Bu çakralardan gireni çıkanı biz göremeyiz ama... Allah görür :). Bazen kanımızın uyuşmadığı insanlarla da birlikte oluruz, takılırız hatta belki eğlenebiliriz de. Ama bilir miyiz ki o insanlardan biz ne alıyoruz veyahut ne veriyoruz?

Çevre... Ah bu hain çevre!

Kıymetsiz olduğu kadar işeyaramaz, dengesiz olduğu kadar da saçmasalak oluşum. Sanmayın bugün günlerden isyan... Değil işte. İçimizde taşıdığımız ama etikler ve atıklar yüzünden püskürtemediğimiz saklı duygular. Herkes bir parça nefret eder çevresinden.

Ne yazık ki bazı insanların yanıbaşımızda varlığı bile bizim canımızı sıkabilir. Farketmesek de bu gerçekten böyle olur. İnkara veya boyanmış bir çift göze lüzum yok. İyi tarafından bakıp kendini kandırmacalara ise hiç mi hiç gerek yok! Uyan güzel kardeşim ve etrafına bir bak!

Kimi istiyorsun?

Gerçekten yanında olmasını istediğin insanlar mı var etrafında? Yoksa nötrmüsün? Antipatik de gelebilirler, yeter ki itiraf et kendine. Söylediğin yalanlar bini aşmışken dur demeyi öğrenememişsin ne yazık ki. Evet, bir şakalamaca daha. Kime yaptığının farkında mısın bu kötülüğü?

Kendine be! Kendine... asıl önemli olması gerekene... Yanlışsın arkadaş! Uçakta bile önce anneler bağlar kemerlerini...

Sen kendini kurtaramazsan (pislikten, boktan vs.) kusura bakma ama kimseyi kurtaramazsın. Bırak süper kahramanlığını şöyle kenarda duruversin o bi süre. Aş kendini.

İstenmeyen tüylerine vur jileti! Gerekirse ben arka fondan Müslüm Gürses şarkıları çalabilirim sana. Yeter ki iste. Yapabilirsin!

Evet.